23 Temmuz 2009 Perşembe

Bir varmis, bir yokmus...


Hadi bugun kendinize bir iyilik yapin ve hemen, bu aksam evinizde bir hayvan icin yer acin. Onu buyutun hatta onunla buyuyun, ona sevginizi verin, yataginizda yer birakin, onunla yemeginizi paylasin. Kedi, kopek herneyse hic farketmez. Bir hayvana sarilip uyumanin ne kadar muhtesem bir sey oldugunu bebekligimden beri bilen sansli insanlardanim. Oyle ki, dogdugum gun hastaneden eve geldigimizde beni kedimize goturup `bak bu bizim bebegimiz` diye tanitmislar. Iste o gunden yaklasik 15 sene sonra babamin avcunun icinde kediden baska her seye benzeyen `bir sey` girdi evimize. Kocaman kafali, acliktan vucut isisi 4 derece dusmus, tavuk bacagina benzeyen bacaklarindan biri kirik, tuysuz, kedidense utuye bile belki daha cok benzeyen minicik bir sey... Kucagimizda sepetle 10 gun nefesini dinledigimizi hatirliyorum. Sonra buyudu, buyuduk, kocaman olduk giderek birbirimize benzedik... O benim bildigim en huzurlu sey ve onun hayata tutunmasi tanik oldugum en buyuk mucizeydi... Ve her guzel sey gibi, masalin en tatli yerinde kayiverdi elimden... Bu sabah pamuk tuylerini son kez sevdim ve sanirim ona dokunmanin nasil hissettirdigini hicbir zaman unutmayacagim. Gecirdigim pek kotu kisin ardindan her seyden uzak kalabilecegim minik bir tatile ihtiyacim var sanirim... Hadi artik gidelim buralardan bi an once...

1 yorum:

  1. üzüldüm çok. büyüdükçe güzel şeyler olması lazım. olmuyor ama olacak diye bekliyoruz.

    YanıtlaSil